ülkemizdeki beyin göçü; yalnızca dışarıdan gelen göç değil, aynı zamanda Türkiye’den dışarıya giden nitelikli insan göçü de önemli bir sorundur.
Özellikle eğitimli ve nitelikli kişiler yurtdışına giderek orada kalmayı tercih etmektedir.
Bu durum sadece bireylerin değil, ülkenin ekonomik ve bilimsel gelişimi açısından da bir sorun olarak görülmektedir.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre:
Yükseköğretim mezunlarının yaklaşık %2’si yurtdışına göç etmektedir. Bazı alanlarda bu oran daha yüksektir.
En çok göç veren alanlar:
Bilişim ve iletişim teknolojileri
Bilgisayar mühendisliği
Elektronik mühendisliği
Matematik mühendisliği
Moleküler biyoloji ve genetik
Türkiye’den göç eden eğitimli kişilerin en çok gittiği ülkeler:
Amerika Birleşik Devletleri
Almanya
Birleşik Krallık
Hollanda
Kanada
Bu ülkeler yüksek teknoloji ve iyi çalışma koşulları sunduğu için tercih edilmektedir.
çoğunlukla beyin göçü üç şekilde ortaya çıkmaktadır:
1. Liseyi bitirip yurtdışında üniversite okumak. Bazı liselerden mezun olan öğrencilerin büyük kısmı doğrudan yurtdışında üniversiteye gitmektedir.
2. Üniversiteyi Türkiye’de okuyup yüksek lisans için gitmek. Bu eski ve yaygın bir yöntemdir.
3. Çalışan profesyonellerin yurtdışına gitmesi . Son yıllarda özellikle yazılım, bilişim, teknoloji alanlarında çalışan kişiler Avrupa ve Amerika’dan gelen teklifler nedeniyle yurtdışına gitmektedir.
Beyin göçünün sadece maaşla ilgili olmadığı vurgulanmaktadır. kendi içerisinde tutarlı olan başlıca nedenler;
Daha iyi kariyer fırsatları
Bilimsel çalışma ortamı
Teknolojik altyapı
İfade özgürlüğü ve düşünce ortamı
Geleceğe dair daha fazla umut
beyin göçü sadece kayıp olarak görülmemeli. Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye birçok öğrenciyi yurtdışına göndermiştir.
Bu öğrenciler eğitimlerini tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönerek bilim, eğitim, sanat, akademi alanlarında önemli katkılar sağlamışlardır.
Bu politika Mustafa Kemal Atatürk döneminde uygulanmıştır.
Bazı ülkeler beyin göçünü avantaja çevirmiştir. Örneğin Japonya Meiji döneminde öğrencileri yurtdışına gönderip geri getirerek modernleşmiştir. Güney Kore 1970’lerden sonra benzer bir strateji uygulayarak hızlı bir gelişme sağlamıştır. Bu ülkeler yurtdışında eğitim alan insanları geri dönmeye teşvik etmiştir.
Türkiye’de eğitimli ve yetenekli insanların yurtdışına gitmesi artmaktadır. Bu durum ülkenin bilimsel ve ekonomik gelişimi açısından risk oluşturabilir. Beyin göçünü azaltmak için gençlere fırsatlar ve umut sunan bir ortam yaratılması gerekmektedir. yoksa nitelikli insan kaybından dolayı zamanla nitelik gerektiren tüm unsurlardan geride kalacağız.
Özellikle eğitimli ve nitelikli kişiler yurtdışına giderek orada kalmayı tercih etmektedir.
Bu durum sadece bireylerin değil, ülkenin ekonomik ve bilimsel gelişimi açısından da bir sorun olarak görülmektedir.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre:
Yükseköğretim mezunlarının yaklaşık %2’si yurtdışına göç etmektedir. Bazı alanlarda bu oran daha yüksektir.
En çok göç veren alanlar:
Bilişim ve iletişim teknolojileri
Bilgisayar mühendisliği
Elektronik mühendisliği
Matematik mühendisliği
Moleküler biyoloji ve genetik
Türkiye’den göç eden eğitimli kişilerin en çok gittiği ülkeler:
Amerika Birleşik Devletleri
Almanya
Birleşik Krallık
Hollanda
Kanada
Bu ülkeler yüksek teknoloji ve iyi çalışma koşulları sunduğu için tercih edilmektedir.
çoğunlukla beyin göçü üç şekilde ortaya çıkmaktadır:
1. Liseyi bitirip yurtdışında üniversite okumak. Bazı liselerden mezun olan öğrencilerin büyük kısmı doğrudan yurtdışında üniversiteye gitmektedir.
2. Üniversiteyi Türkiye’de okuyup yüksek lisans için gitmek. Bu eski ve yaygın bir yöntemdir.
3. Çalışan profesyonellerin yurtdışına gitmesi . Son yıllarda özellikle yazılım, bilişim, teknoloji alanlarında çalışan kişiler Avrupa ve Amerika’dan gelen teklifler nedeniyle yurtdışına gitmektedir.
Beyin göçünün sadece maaşla ilgili olmadığı vurgulanmaktadır. kendi içerisinde tutarlı olan başlıca nedenler;
Daha iyi kariyer fırsatları
Bilimsel çalışma ortamı
Teknolojik altyapı
İfade özgürlüğü ve düşünce ortamı
Geleceğe dair daha fazla umut
beyin göçü sadece kayıp olarak görülmemeli. Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye birçok öğrenciyi yurtdışına göndermiştir.
Bu öğrenciler eğitimlerini tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönerek bilim, eğitim, sanat, akademi alanlarında önemli katkılar sağlamışlardır.
Bu politika Mustafa Kemal Atatürk döneminde uygulanmıştır.
Bazı ülkeler beyin göçünü avantaja çevirmiştir. Örneğin Japonya Meiji döneminde öğrencileri yurtdışına gönderip geri getirerek modernleşmiştir. Güney Kore 1970’lerden sonra benzer bir strateji uygulayarak hızlı bir gelişme sağlamıştır. Bu ülkeler yurtdışında eğitim alan insanları geri dönmeye teşvik etmiştir.
Türkiye’de eğitimli ve yetenekli insanların yurtdışına gitmesi artmaktadır. Bu durum ülkenin bilimsel ve ekonomik gelişimi açısından risk oluşturabilir. Beyin göçünü azaltmak için gençlere fırsatlar ve umut sunan bir ortam yaratılması gerekmektedir. yoksa nitelikli insan kaybından dolayı zamanla nitelik gerektiren tüm unsurlardan geride kalacağız.