Normalde 16 hafta olan bu izin çocuk doğduktan sonra anlamsız oluyor. Kanunen 8 hafta doğumdan önce 8 hafta doğumdan sonra kullanıldığı için çok yetersiz. Çalışabilir haldeyse anne gebeliğin 37. Haftasına kadar çalışabiliyor ve çalıştığı zamanı doğumdan sonra izin olarak kullanabiliyor ama bu da çok yetersiz bir süre.

Ben 2025 yılında hamileydim, annelik izninin 24 haftaya çıkarılacağı konuşuluyordu ama çocuğum 1 yaşına yaklaştığı halde izin konusunda bir ilerleme olmadı. İşin içerisinde olanlar bilirler ki 24 hafta bile çok yetersiz bir süre. İnsanların maddi kaygıları çocuklarının en güzel zamanlarını görmeye müsait olmadığı için çalışmak zorunda kalıyorlar. Devletin izin süresince verdiği ücret anca çocuğun giderlerine yetecek miktarda ve fazlasıyla yetersiz. Psikolojik olarak çocuğunu bir bakıcıya ve ya yakınına bırakmak istemeyen aileler maddi açıdan çok zorluk çekiyorlar.

İzin süresinin en az çocuğun 1 yaşına gelene kadar sürmesi gerekiyor. Çocuğun ihtiyaçlarının karşılanması açısından ve gelişimi için yetersiz olsa bile gereken süre bu. Çocuk, anneyi bir uzvu olarak görürken onu bırakıp çalışma hayatına dahil olmak her iki taraf için olumsuzluk doğuruyor. Bu şekilde çalışma hayatına katılan annenin verimliliği de soru işaretleri barındırıyor.

Çoğu ebeveyn işini kaybetmemek için işbaşı yapıp çocuğunu bir bakıcıya bırakıyor. Kariyer kaygısı bu zor kararı vermeye itilen insanların maddi kazançlarını da sömüren bir düzen kuruyor. Çoğu aile çocuklarına bakması için yabancı bakıcıya muhtaç oluyor (düşük ücretli çalışan). Kazanılan neredeyse tüm para bu sistemle bir başkasına aktarılırken ülkemizde çalışan bu profildeki insanlarda kendi ülkelerine para aktarımı yapıyor. Ülkeden küçük görünüyor olsa bile sıcak para çıkışına neden oluyor.

Bu olayların toplamında nüfus artış hızı düşmüş bir ülkenin nüfusunun gelecekte ne noktalara geleceğini herkes öngörebilir. Kısaca bu şartlarda devletin insanlardan beklediği 3 çocuk isteğini bir köşeye koyup 1 (bir) çocuk için bile inanılmaz bir planlama gerekiyor.