Bedelsiz sermaye artırımı, bir şirketin mevcut kaynaklarını kullanarak sermayesini artırdığı bir finansal uygulamadır. Bu süreçte şirket, yatırımcılardan ek bir para talep etmez ve mevcut hisse sahiplerine bedelsiz olarak yeni hisseler dağıtır.

Şirket, sermaye artırımı için iç kaynaklarını kullanır.
Bu kaynaklar şunlar olabilir:
Geçmiş yıl kârları
Emisyon primleri (hisse senedi satışından elde edilen fazlalıklar)
Yeniden değerleme fonları (varlıkların değer artışından gelen fonlar).
Hisse sahiplerine, sahip oldukları hisse oranında yeni hisse dağıtılır.

Örnek:
Şirketin 10 milyon TL sermayesi ve 1 milyon adet hissesi var.
Bedelsiz sermaye artırımı oranı %50 olarak belirlenmiş.
Bu durumda şirket, sermayesini 15 milyon TL’ye çıkarır ve hissedarlarına 500.000 adet bedelsiz hisse dağıtır.
Hissedarın elindeki hisse adedi artar, ancak şirketin toplam piyasa değeri değişmez.

Bedelsiz Sermaye Artırımının Hisselere Etkisi

Hisse senedi sayısı arttığı için, hisse başına düşen piyasa değeri azalır. Örneğin, hisse başına 100 TL olan bir hisse, %100 bedelsiz artırım sonrası 50 TL’ye düşer.

Yatırımcıların elindeki toplam hisse adedi, artırılan oran kadar artar.

Bedelsiz sermaye artırımı, şirketin piyasa değerini etkilemez; sadece sermaye yapısını değiştirir.

Avantajları:
Yatırımcılar için:
Yeni hisse aldıkları için sahiplik oranlarını korurlar.
Daha düşük fiyatlarla işlem yaparak likidite artar.
Şirket için:
Şirketin güvenilirliğini ve prestijini artırabilir.
Sermaye yapısını güçlendirir ve hisse senedi işlem hacmini artırır.

Dezavantajları:
Hisse fiyatı düştüğü için bazı yatırımcılar bunu yanlış yorumlayabilir.
Gerçekte şirketin ekonomik değeri artmaz, bu nedenle uzun vadeli bir avantaj sağlamaz.

Türkiye’de, şirketlerin bedelsiz sermaye artırımları Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) denetimine tabidir. Şirketler, bu işlemi yapmak için SPK’dan izin almak zorundadır.