geçen ay çevremden biri arabasının şanzımanı gitti diye bir anda 60 bin tl'ye ihtiyaç duydu. elinde o parayı bulamayınca kredi kartına taksit yaptırdı, üstüne de faiziyle boğuşuyor şimdi. bu hikayeyi anlatma sebebim şu: acil durum fonu dediğimiz şey aslında lüks bir yatırım stratejisi değil, hayatın ters köşe yaptığı anlarda borçlanmaktan kurtaran bir yastık.

en sade tanımıyla acil durum fonu, işten çıkarılma, sağlık gideri, araba veya ev arızası gibi öngörülemeyen durumlarda kullanılmak üzere ayrılan, kolay erişilebilir nakit birikimdir. burada kritik kelime "kolay erişilebilir". borsada, kilitli bir mevduatta ya da gayrimenkulde bekleyen para acil durum fonu sayılmaz çünkü ihtiyaç anında hemen nakde çeviremezsiniz, hatta zararına satmak zorunda bile kalabilirsiniz.

klasik tavsiye 3 ila 6 aylık zorunlu giderinizi bir kenarda tutmanızdır (ülkemizin ekonomik durumundan dolayı o kadar zor ki bazı insanlar için bir servet köşeye ayırmaya denk bir durum). aylık zorunlu giderleriniz (kira, fatura, market, ulaşım) 30.000 tl ise hedefiniz 90.000 - 180.000 tl bandında olmalı. serbest çalışıyorsanız ya da geliriniz düzensizse bu süreyi 6-9 aya kadar uzatmak daha sağlıklı, çünkü gelir garantiniz zaten yok.

bunu bir defada biriktirmeniz şart değil. aylık gelirinizin küçük bir yüzdesini (örneğin %10'u) her ay otomatik olarak ayrı bir hesaba aktarmak, bir yıl sonra kayda değer bir tampon oluşturur. önemli olan miktar değil süreklilik.

nerede tutulmalı mantıklı derseniz eğer burada insanlar iki uca savruluyor. bir kısmı parayı yastık altında ya da vadesiz hesapta tutup enflasyona eziyor, bir kısmı da "boşta durmasın" diye borsaya, kripto paraya yatırıyor ki bu ikincisi acil durum fonunun tanımına tamamen aykırı. bence doğru yer, günlük nemalandırma ( enpara bu işlem için uygun ) yapan bir mevduat hesabı ya da anında paraya çevrilebilen bir para piyasası fonu. hem enflasyona karşı biraz nefes alır hem de ihtiyaç anında bekletmeden çekebilirsiniz.

acil durum fonu ile yatırım fonunu karıştırmayın bu ikisi farklı amaçlara hizmet eder. acil durum fonunun görevi getiri sağlamak değil, sizi kredi kartı borcuna ya da yüksek faizli bir krediye düşmekten korumaktır. yatırımınız ne kadar iyi getiri sağlarsa sağlasın, elinizde hazır nakit yoksa acil bir durumda o yatırımı zamansız ve kayıplı bir şekilde bozmak zorunda kalırsınız. bu yüzden önce fon, sonra yatırım sırası mantıklı.

türkiye şartlarında acil durum fonu tutmak zor mu derseniz eğer dürüst olmak gerekirse yüksek enflasyon ortamında "boşta para tutmak" psikolojik olarak rahatsız edici geliyor insana, sürekli "bu para erirken ben neden değerlendirmiyorum" diye düşünüyorsunuz. ama işin gerçeği şu: acil durum fonunun amacı zaten getiri maksimize etmek değil, sizi bir krize karşı korumak. o fon olmadan yaşanacak bir kriz sizi çok daha pahalıya patlayan bir borca sokabilir, birikmiş faiziyle beraber.

kısacası acil durum fonu, "keşke olmasaydı da kullanmasaydım" dediğiniz ama olduğu için rahat uyuduğunuz bir güvenlik ağıdır. ben şahsen önce bunu oturtmadan hiçbir yatırıma başlamamak gerektiğini düşünüyorum, temettü hayali kurmak güzel ama önce yere sağlam basmak lazım.