Cumhuriyet’in ilk yıllarında (1923-1938) devlet, Osmanlı’dan devraldığı dışa bağımlı, borçlu ve tarıma dayalı ekonomiyi dönüştürmek için “yerli malı” politikasını benimsedi. Amaç basit ama iddialıydı: kendi sanayimizi kurup kendi ürettiğimizi tüket, dışarıya bağımlılığı azalt. Bu dönemde kurulan devlet fabrikaları, teşvik edilen yerli üretim kampanyaları hep bu vizyonun parçasıydı. Bugünden bakınca ilginç olan şu aradan bir asır geçmesine rağmen “yerli üretim, dışa bağımlılığı azaltma” tartışması hâlâ güncelliğini koruyor, sanki tarih kendini tekrar ediyor.

Güncel dönemde bu konu birazda suistimal ediliyor. İç piyasayı ve üreticiyi korumak amacıyla haddinden fazla ithal ürünlere vergi uygulanıyor. Bu hem yerli üreticiyi tembelliğe itiyor hemde vatandaşların kaliteli ve ucuz mala erişimini engelliyor.