bankaya gidip "yıllık %45 faiz veriyoruz" lafını duyunca gözünüz parlıyorsa, bir dakika durun. o rakam size hiçbir şey anlatmıyor tek başına. asıl sormanız gereken soru şu: bu faiz, o yıl beklenen enflasyonun üzerinde mi, altında mı? işte reel faiz tam olarak bu sorunun cevabını verir.
reel faiz, nominal faiz oranından enflasyonun arındırılmış halidir. yani paranızın sadece rakam olarak değil, satın alma gücü olarak ne kadar büyüdüğünü gösterir. basit haliyle formül:
reel faiz = nominal faiz - enflasyon oranı
daha hassas hesaplama isteyenler için fisher denklemi kullanılır:
(1 + reel faiz) = (1 + nominal faiz) / (1 + enflasyon)
günlük hayatta basit çıkarma yöntemi çoğu zaman yeterli bir fikir verir, aradaki fark küçük oranlarda ihmal edilebilir düzeyde kalıyor. banka size yıllık %40 nominal faiz sunuyor. o yılki enflasyon da %35 gerçekleşti diyelim.
reel faiz = %40 - %35 = %5
yani paranız o yıl gerçek anlamda sadece %5 büyümüş, geri kalan kısım sadece enflasyonu telafi etmiş, cebinize ekstra bir güç katmamış. eğer enflasyon %45 gerçekleşseydi, nominalde kazanmış görünseniz de reelde %5 kaybetmiş olurdunuz. kağıt üzerinde daha çok tl'niz olur ama o tl'lerle daha az şey alırsınız. Hesap yaparken mutlaka devletin kestiği vergiyi de göz önünde bulundurun. neden nominal rakamlara kanmamak lazım
bankalar, aracı kurumlar, kredi ilanları hep nominal rakamı büyük puntoyla yazar çünkü kulağa iyi geliyor. ama sizin asıl ilgilenmeniz gereken reel getiri, çünkü servetinizin gerçek anlamda büyüyüp büyümediğini o gösteriyor. yüksek enflasyonlu dönemlerde "yüksek faiz" diye sevinip aslında kaybediyor olmak çok yaygın bir yanılgı, ben de bu tuzağa uzun süre düştüm itiraf edeyim.
reel faizin negatif olduğu dönemler ne anlama gelir ?
reel faiz negatifse, mevduatta ya da sabit getirili bir araçta bekleyen paranız zaman içinde alım gücünü kaybediyor demektir. bu ortamda "param bankada duruyor, güvende" düşüncesi aslında yanıltıcı, çünkü güvenli olması onu değersizleşmekten korumuyor. böyle dönemlerde insanlar altına, dövize ya da hisse senedine yönelir çünkü bu araçların enflasyona karşı en azından kısmi bir koruma sağlaması beklenir, garantisi yok ama tarihsel eğilim bu yönde.
takip etmek isteyenler için tcmb'nin açıkladığı politika faizini ve tüik'in aylık yayınladığı enflasyon rakamını yan yana koyup takip etmek, reel faizin pozitif mi negatif mi seyrettiğini görmek için yeterli (Açıklanan rakamlara ne kadar güven duyarsınız o sizin bileceğiniz iş). bu farkı düzenli izlemek, hem mevduat hem kredi kararlarında size gerçek resmi gösterir, sadece "faiz yüksek" ya da "faiz düşük" gibi yüzeysel yargılardan kurtarır.
sonuç olarak nominal faiz kulağa hoş gelen bir sayı, reel faiz ise cebinizde gerçekte ne olduğunu söyleyen sayı. ikisini birbirine karıştırmamak, özellikle türkiye gibi enflasyonun gündemden düşmediği bir ekonomide, finansal karar almanın en temel şartı.
reel faiz, nominal faiz oranından enflasyonun arındırılmış halidir. yani paranızın sadece rakam olarak değil, satın alma gücü olarak ne kadar büyüdüğünü gösterir. basit haliyle formül:
reel faiz = nominal faiz - enflasyon oranı
daha hassas hesaplama isteyenler için fisher denklemi kullanılır:
(1 + reel faiz) = (1 + nominal faiz) / (1 + enflasyon)
günlük hayatta basit çıkarma yöntemi çoğu zaman yeterli bir fikir verir, aradaki fark küçük oranlarda ihmal edilebilir düzeyde kalıyor. banka size yıllık %40 nominal faiz sunuyor. o yılki enflasyon da %35 gerçekleşti diyelim.
reel faiz = %40 - %35 = %5
yani paranız o yıl gerçek anlamda sadece %5 büyümüş, geri kalan kısım sadece enflasyonu telafi etmiş, cebinize ekstra bir güç katmamış. eğer enflasyon %45 gerçekleşseydi, nominalde kazanmış görünseniz de reelde %5 kaybetmiş olurdunuz. kağıt üzerinde daha çok tl'niz olur ama o tl'lerle daha az şey alırsınız. Hesap yaparken mutlaka devletin kestiği vergiyi de göz önünde bulundurun. neden nominal rakamlara kanmamak lazım
bankalar, aracı kurumlar, kredi ilanları hep nominal rakamı büyük puntoyla yazar çünkü kulağa iyi geliyor. ama sizin asıl ilgilenmeniz gereken reel getiri, çünkü servetinizin gerçek anlamda büyüyüp büyümediğini o gösteriyor. yüksek enflasyonlu dönemlerde "yüksek faiz" diye sevinip aslında kaybediyor olmak çok yaygın bir yanılgı, ben de bu tuzağa uzun süre düştüm itiraf edeyim.
reel faizin negatif olduğu dönemler ne anlama gelir ?
reel faiz negatifse, mevduatta ya da sabit getirili bir araçta bekleyen paranız zaman içinde alım gücünü kaybediyor demektir. bu ortamda "param bankada duruyor, güvende" düşüncesi aslında yanıltıcı, çünkü güvenli olması onu değersizleşmekten korumuyor. böyle dönemlerde insanlar altına, dövize ya da hisse senedine yönelir çünkü bu araçların enflasyona karşı en azından kısmi bir koruma sağlaması beklenir, garantisi yok ama tarihsel eğilim bu yönde.
takip etmek isteyenler için tcmb'nin açıkladığı politika faizini ve tüik'in aylık yayınladığı enflasyon rakamını yan yana koyup takip etmek, reel faizin pozitif mi negatif mi seyrettiğini görmek için yeterli (Açıklanan rakamlara ne kadar güven duyarsınız o sizin bileceğiniz iş). bu farkı düzenli izlemek, hem mevduat hem kredi kararlarında size gerçek resmi gösterir, sadece "faiz yüksek" ya da "faiz düşük" gibi yüzeysel yargılardan kurtarır.
sonuç olarak nominal faiz kulağa hoş gelen bir sayı, reel faiz ise cebinizde gerçekte ne olduğunu söyleyen sayı. ikisini birbirine karıştırmamak, özellikle türkiye gibi enflasyonun gündemden düşmediği bir ekonomide, finansal karar almanın en temel şartı.